Bugün - 25 Nisan 2014 Cuma
Foto Galeri
Video Galeri
Künyemiz
Reklamlar
Sponsorlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.saglikcilar.net Logo
HABERLER
MEVZUAT
TKHK
THSK
SAĞLIK BAKANLIĞI
SENDİKALAR
İLANLAR
GÜNCEL
ÜNİVERSİTE HASTANE
-
İstanbul 20°C
Yazar Detayları

Sağlıkçılar Net

Sağlıkçılar Net - Sağlık Bakanlığı Bürokrasisinde Yetki Devri Yada Merkeze Bağımlılık ve Çözüm Önerileri -1-

Sağlık Bakanlığı Bürokrasisinde Yetki Devri Yada Merkeze Bağımlılık ve Çözüm Önerileri -1-
Yazı Tarihi: 23 Nisan 2013 Salı

            Türk Kamu Yönetimini; merkezi yönetim, yerinden yönetim ve yerel yönetimler olmak üzere 3 ana sınıfta tasnif edebiliriz. Mevcut kamu yönetimleri temel kanunlara uygun olarak çıkarılan kanun ve kanun hükmündeki kararnamelerle oluşturulmuştur. Türk Kamu yönetimi teşkilatlanması başta Anayasa olmak üzere Temel Kanun ve Kanun Hükmündeki Kararnamelere dayanmaktadır.

             Türk Kamu Yönetiminde reform çalışmaları merkezin küçültülmesi ve yönetim sorunların tespiti amacıyla kapsamlı olarak 1949-1959 yılları arasında yabancı uzmanlara yaptırılan Devlet teşkilatlanması ve personel yönetimi ile ilgili raporlar hazırlatılmıştır. Sonraki yıllarda artık bu tür çalışmaları kendi kendine yapabilecek kapasite olunduğu inancından hareketle Devlet ve özel sektör tarafından kamu yönetimi ile ilgili çalışmalar yapılmış raporlar hazırlanmıştır. Bu rapor ve projelerin belli başlılarından bazıları; Merkezi Hükümet Teşkilatı Araştırma Projesi (MEHTAP, Türkiye Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü 1963), Kamu Yönetimi Araştırma Projesi (KAYA Projesi Türkiye Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü 1991), Kamu Yönetiminin Yeniden Yapılandırılması Özel İhtisas Komisyonu Raporu (Devlet Planlama Teşkilatı 2000), Sağlık Hizmetlerinde Etkinlik Özel İhtisas Komisyonu Raporu (Devlet Planlama Teşkilatı 2001), Kamu Reformu Araştırması (2002 TÜSİAD) projeleri ile ele alınmış ve eksiklikler tespit edilmiş bu konuda yapılması gerekenler belirlenmiştir.

                Bu araştırma, proje ve raporlar tozlu raflara kaldırılmış veya hükümetlerce de bazı gerekçelerle veya siyasal şartların uygun olmamamsı gibi nedenlerle uygulanmamış veya  cüzî bir kısmı uygulamaya konula bilmiştir. Küçük bir örnek olarak 1991 yılında yapılan MEHTAP Sağlık ile ilgili bölümde Aile Hekimliği uygulaması ile ilgili yapılması gerekenler bahsedilmekte öncellikli olarak Aile Hekimliği pilot uygulamalarının yapılması önerilmekte, Aile hekimi yetiştirilmesi için alınacak önlemlerden bahsedilmektedir. Aile hekimliği ilk defa pilot olarak 2005’li yıllarda Düzce ilinde başlatıldı. Tüm Türkiye ancak 2009 yılında bu uygulamaya geçebildi. 1990’lı yıllardan önce planlanan, düşünülen aile hekimliği uygulaması ancak 2009 yılında uygulanabilmiştir. Yaklaşık olarak aradan 20-25 yıl gibi bir süre geçmiştir.   

                 Dünyada 1970 yıllarda Neo-Liberal politikalar sonucu Yeni Kamu Yönetimi anlayışı kabul görmüş olup Yeni Kamu Yönetimi uygulamamalarının ilk örneklerini Yeni Zelanda görmekteyiz. Yeni Zelanda’yı İngiltere, İsveç, Norveç, Kanada, Hollanda gibi ülkeler takip etmiştir. Ülkemizde de 1980 sonrası uygulanmaya başlanan Neo-Liberal politikalar sonucu Yeni Kamu Yönetim anlayışı benimsenmiş bunun sonucu olarak Kamu Yönetiminde merkezi yönetim anlayışını tek etme, yerinden yönetim birimleri oluşturma, merkezce kullanılmakta olan yetkilerin tabana yayılması tabanda kullanılması esasları benimsenmiş ve mevcut bürokrasi ve halk buna alıştırılmaya çalışılmış. Bu amaca yönelik olarak Özal’lı yıllar olarak nitelenen 80’li yıllarda yoğun çalışma ve çabalarda bulunulmuş ancak merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın bürokrasiden gelmesi, Türk Kamu Yönetimini çok iyi bilmesine rağmen bürokratik oligarşiye karşı girişmiş olduğu mücadelede kısmi başarı kazanabilmiş ama istediği asıl sonuçlara ulaşamamıştır. 1990 yıllarda yaşanan koalisyon hükümetleri, örtülü açık post-modern darbe ortamları bürokratik ve askeri oligarşi için istenilen bir ortam olmuş. Siyaset kurumunun zayıflaması bürokratik ve askeri oligarşiyi güçlendirmiş 1980 yıllarda gerçekleştirilebilen kısmi reformlar ya yerinde saymış ya da geriye doğru bir gidiş yaşanmıştır. Siyaset kurumunun güçlendiği güçlü iktidarlarda kamu reformları yapılabilmiş, bürokrasi kontrol altına alınabilmiştir. 2002 yılda başlayan tek parti iktidarı ve Avrupa Birliği’ne girmek için yapılması gereken reformlar sonucu Kamu Yönetimi ile ilgili yeni çalışmalar başlamış. İktidar salikleri bürokratik ve askeri oligarşiye karşı halkın temsilcileri olan Meclisi güçlü kılmak, yürütmeyi güçlü kılmak amacıyla Kamu Yönetiminde reform çalışmaları başlatmıştır. 2000’li yıllarda başlayan bu süreç öncelikli olarak toplu reform yapılarak ulaşılmak istenilmiş ancak bunda muvafık olunamayacağı anlaşılınca kısmî reformlara yönelmiş ve bunu uygun zamana ve sürece yaymıştır. Gerçekleştirilmek istenilen reformlar halen devam ede gelmektedir. İktidar başlangıçta güçlü bir bürokratik ve askeri oligarşi ile karşılaşmış bu oligarşi iktidarın yapmak istediği her türlü reforma karşı durmuş. İktidar salikleri ise bunu zamana yayarak ve bürokrasiyi ele geçirerek bürokratik direnci kırarak reformları gerçekleştirme yolunu seçmiştir. Bu sürece kısaca bir göz atalım. 2003’lü yıllarda Kamu Yönetimi Reformu yasa tasarısı hazırlanmış Meclisten onaylanarak Cumhurbaşkanlığına gönderilmiş ancak dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilmiştir. Buna çözüm olarak mevcut hükümet kısmi değişikliklerle yapmak istediği reform çalışmalarını gerçekleştirmeye çalışmıştır. 

Türk Kamu Yönetiminde Turgut Özal döneminden başlayarak devam ede gelen merkezde toplanan yetkilerin taşraya devredilmesi, taşra tarafından işlerin yapılması Merkezi yönetimlerin hem düzenleyici hem işi yapan ve hem de denetleyen olmaktan çıkarılması yönünde birçok kanun ve yönetmelikler çıkarılmış ve halen mevcut hükümet tarafından da çıkarılmaya devam ede gelmektedir. Burada ulaşılmak istenen amaç merkez teşkilatların kural koyucu düzenleyici süreçleri üstlenmesi ve denetlemesi taşra teşkilatlarının ise bu kural ve düzenleyici işlemlere göre kendilerine verilen görevleri merkezi idarelerin vesayetine gerek kalmadan yerine getirmeleri esas alınmıştır.

            Gelinen aşamada her ne kadar yeteri derece kanun ve yönetmelik çıkarılmış/çıkarılmaya devam ede gelse de bazı konularda halen bürokrasinin gücü kendinde toplama, yetkiyi devretmeme gibi alışkanlığı devam ede gelmektedir. Kamu Yönetiminde düzenlemeye yönelik çıkarılan bir yönetmelik ile taşraya devredilen yetki yine aynı yönetmelik veya farklı yönetmelik ve genelgelerle kısıtlanmakta. Taşranın yetki ve sorumlulukları sürekli değişkenlik arz etmektedir. Halen sürecin taşra aleyhine işlediği gözlenmektedir. Merkezi idare kendisinde toplamış olduğu gücü ve yetkiyi kullanmak için amacıyla gereğinden fazla personel istihdam etmektedir. Bakanlıkların ve kurumların Ankara’da yer alan merkez teşkilatlarınca kullanmakta oldukları hizmet binaları yetersiz kalmakta, ana hizmet binalarına ek olarak en az her bakanlığın ortalama 5 adet ek hizmet binası bulunmaktadır. Bu binaların çoğunluğu ise piyasadan kiralama yöntemi ile karşılanmakta. Yetkiyi devretmek istemeyen, gücü kendinde tutmak isteyen bürokratların hırsı nedeniyle büyük bir insan kaynağı, zaman ve ekonomik israfa neden olmaktadır.

            Kamu kurum ve kuruluşlarının bazı çok basit düzenlemeleri ile yapacağı milyonlarca lira kar ve tasarruf sağlanabilir. Ancak bu basit düzenlemelerden dahi imtina edilmektedir. Hatta ve hata kanun ve yönetmeliklerle yapılan yetki devirleri, reformlar uygulanmamakta/ uygulanmaktan imtina edilmekte.

            2000-2001 yıllarında kamuda yetki devir yapılması ile ilgili Devlet Personel Başkanlığınca bir çalışma yapılır ve bu çalışma ile ilgili kurumların personel ile işlerinin taşraya devredilmesi istenir. Bazı bakanlıklar bu yetki devrini sahiplenir ve uygular. Sağlık Bakanlığının da içinde bulunduğu bazı bakanlıklar ise buna yanaşmaz. Devlet Personel Başkanlığına yetki devret diyerek 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa tabi şef ve altı ünvanları devreder. Bu yetki devri de kendi içerisinde muammadır. Elektrik teknisyeni ile ilgili iş ve işlemler illere devredilirken kimya teknisyeni iş ve işlemleri Bakanlık merkezce yürütülmeye devam edilmiş. Bakanlık ayrıca hiçbir şekilde diğer unvanlarda yetki devretmemiş. Sadece yıllık izin hastalık izin ücretsiz izin onda da yine çifte bir uygulama yapmıştır. 2005-2006 yıllarında Devlet Personelden gelen bir başkan yardımcısı resmi yazışma kuralları ile ilgili bir eğitim vermişti bu eğitimde Bakanlığın yetki devrederken nasıl bir zihniyette olduklarını bahsetti. Bakanlıktan bir yöneticiye yetki devri ile ilgili olarak aralarında geçen bir konuşmadan bahsetmekte. Buna göre Bakanlığın yetki devrinde neden bu kadar cimri davrandığını sorduğunda kendisine verilen cevap ile hayrete düşmüştür. Merkezi kafa yapısının ne kadar dar düşündüğünü ufkunun ne kadar dar olduğu bir kez daha şu cevapla görülmektedir. “Biz personelin derece-terfi işlerini illere devredersek bizi taşrada kimse takmaz, hiç kimse bizi hesaba almaz” der. Böyle bir anlayışla böyle bir algı ile devlet kurumları halen yönetilmektedir. Bu örnekte de olduğu gibi bugün bile aynı zihniyet ve düşünceyi koruyan bürokratların hakim olduğu görülmektedir.

            Sağlık Bakanlığında ve bağlı kuruluşlarında merkezi teşkilatça kullanılan ancak illere devredildiğinde her hangi bir kanuni düzenlemeye dahi ihtiyaç duyulmadan devredilecek yetkiler bulunmaktadır. Bu şekilde yapılarak insan gücü ve ekonomik kaynaklar ve zamandan tasarruf edilebilir.

             

SAĞLIK BAKANLIĞINCA YAPILMASI GEREKEN YETKİ DEVİRLERİ

            Bakanlıkça basit düzenleme ve yönetmeliklerle ya da yürürlükte olan mevzuatların uygulanması daha alt kademeler ile taşra teşkilatlarına devredilmesi gereken iş ve işlemleri personel ile ilgili olanlardan bazıları;

 

1) Sağlık İle İlgili Bölüm Ve Alanlardan Mezun Olanların Diploma Tescil İşlemleri:

663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname de sağlık ile ilgili mesleki okul ve üniversitelerden mezun olanların diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edilmesi gerekmektedir. Bakanlık tarafından tescil edilmeyen diplomalar ile kamu veya özel kuruluşlarda görev yapılamamaktadır.  Diplomalar Sağlık Bakanlığınca tescil edildiği andan itibaren geçerlilik kazanmaktadır.

Diploma tescil süreci her yılsonu binlerce diploma için yapılmakta. Bu işlem esnasında zaman israfına ve iş gününün gereksiz olarak artmasına neden olmaktadır. Diğer taraftan diplomalar Bakanca imzalanmakta. Diploma tescil işlemi günlerce sürmektedir. Yapılacak olan basit düzenlemeler ile yapılması gereken diploma tescil işlemi ne yazık ki halen Bakan tarafından imzalanarak yapılmaktadır. Diğer taraftan diplomalar tüm sağlık meslek liselerinden ve üniversitelerden Bakanlığa gönderilmekte tescil edilen diplomalar aynı yolla tekrar gelen yerler gönderilmekte. Ortalama bir postada 30 gün zaman kaybı olmakta. 2 defa posta masrafı yapılmaktadır. Ayrıca Bakanlık personeli tescil için gelen bu diplomaları el yordamı ile kriminal incelemeye tabi tutarak sahte olup olmadığı kontrol etmektedirler. Daha sonra ise diplomalar kayıt altına alınmakta kayıt işleminden sonra Bakana imzaya sunulmakta. Bakan politika belirlemesi gerekirken diploma tescili imzalamakta burada da en az 1aylık bir süreç geçmekte. Mühürleme işlemi bittikten sonra posta veya kargo ile illere gönderilmekte. Bu arada en az 2 aylık bir süreç geçmekte. Açıktan ataması yapılan bir personel göreve başlayabilmesi için diplomasının tescil edilmesini beklemeli tescil işlemi gerçekleşene kadar görevine başlayamamaktadır. Bir taraftan ihtiyaç diye ataması yapılan personel diploma tescili gelmediği göreve başlayamamaktadır. Ayrıca 663 ile sağlık insan gücü planlaması Bakanlıkta ama Bakanlık tescil ettiği diploma sayısının ne kadar olduğunu hangi bölüm ve branşlardan ne kadar kişinin mezun olduğunu bilememektedir. Personel planlaması yapacağı zaman YÖK, ÖSYM ve Milli Eğitim Bakanlığından bilgi talep etmektedir.

Diploma Tescilinde Uygulanması Gereken Usul: Bakanlık diploma tescil yetkisi kendisinde kalmak sureti ile ilgili taraflarla iş birliği yaparak diplomalar tescil için Bakanlığa gelmeden oluşturulacak/kurulacak olan elektronik bir sistem üzerinden yapılmalı. Kurulacak olan yöntemle başta sahte diplomaların önüne geçilmiş olacak, personel gücü doğru bir şekilde kullanılacak. Zaman israfı önlenecek. Ataması yapılan personel ise görevine en kısa sürede başlayabilecektir.

Kurulacak elektronik diploma tescil sistemi şu şekilde işleyebilir. MEB’na bağlı Sağlık Meslek Liselerine kayıt yaptıran öğrenciler ile Üniversitelerin Sağlıkla ilgili fakülte ve yüksek okullarına yerleşen öğrenci bilgileri/sayıları sisteme girilmelidir. Bakanlık buradan o yıl kaç öğrenci hangi bölüme yerleşti hangi bölümden ne kadar öğrenci ne zaman mezun olacak bu mezunlar ihtiyaç duyulan insan gücünü karşılayabilecek mi . Bakanlık bunu en az 4 yıl önceden görebilecek ve buna göre ilgili kurumlarla iş birliği yaparak yeni bölüm ve kontenjan artırma ve eksiltme taleplerinde bulunabilecek. Bakanlık buna göre bir planlama yapabilecektir.  Bu öğrencilerin ne zaman mezun olacağı da sistem üzerinden takip edilebilecektir. Mezun olan öğrencilere ait bilgiler elektronik ortamda okul ve üniversite yetkililerince tescil edilmek üzere Bakanlığa gönderilecek. Bakanlıkça bilgiler elektronik ortamda kontrol ve kayıt edilerek sistem üzerinden tescil edilebilecektir. Bu işlem en fazla birkaç dakika içerisinde ve en az personel ile gerçekleştirilebilecektir. Okullardaki ve Üniversitelerdeki kullanıcılar tarafından kontrol edilerek Sağlık Bakanlığınca Tescil Edilmiştir ibaresi ve Bakanlık amblemi çıktısı alınarak diplomalara işlenerek tescil işlemi bitecektir.  

Ayrıca bu sistem ÖSYM’nce de kullanılmalı. ÖSYM’de ağlıkla ilgili bölüm mezunu kaç öğrenci sınava gireceğini hangi bölümler olduğunu takip edebilecek. Gerek görülmesi halinde bu sistem sayesinde mezun alanla ilgili soru da sorulabilecektir. KPSS’na giren öğrenci sayısı otomatik tespit edilecektir. KPSS öncesinde ve sonrasında bütün kurumlar kaç adet sağlıkla ilgili bölümlerden mezun olan adayın olduğunu bilebilecekler ve ona göre bir personel alım programı yapabilecekler. KPSS yerleştirme işleminde sağlık bölümü mezunu olmayan adayların sağlıkla ilgili alanları ya da yanlış tercihleri engellenmiş olacaktır. Yerleşen aday sadece sağlıkla ilgili olacak. Adayalar yerleştirme işleminden sonra diploma talep edilmeye ya da onaylatılmasına gerek kalmayacak bu sistem sayesinde diploma bilgileri görülecek ve hemen işlerine başlayabileceklerdir.

Aynı zamanda bu sistem ile Tıp Fakültesi öğrencileri ve TUTG göre uzmanlık eğitimi alan uzanmaların eğitimlerinin ne zaman biteceği, kalan süreleri ve hangi branşlarda ne kadar mezunun olacağı önceden öngörülebilecek buna göre personel planlama işlerinde kolaylık sağlayacaktır. Şu an 2 ay da bir yapılan planlama işlemi yıllık bazda sağlıklı verilerle yapılabilecek. Gelecek öngörüsü netleşecektir.

Kamu kaynakları bu yöntemle etkin, verimli, sade, basit, şeffaf, denetlenebilir, gelecekle ilgili öngörü ve planlama yapılabilecek, emek, zaman israfı kaldırılacak, insan gücü kayıpları önlenecek, meydana gelebilecek sahte diploma kullanımının önüne geçilmiş olacaktır. Ayrıca özel sektörce de istihdam edileceklerin diplomaları ile ilgili bilgileri görebilecek ve ona göre işlem yapabilecektir. Kırtasiyecilik ortadan kalkacaktır.

           

2) İlk Defa Açıktan Atama veya İstifa Sonrası Devlet Memuru Alımı ile Sözleşmeli Personel Olarak Alınacaklarla İlgili İşlemler:

           

Mevcut durumda Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarınca İlk Defa Açıktan Atama veya İstifa Sonrası Devlet Memuru Alımı ile Sözleşmeli Personel Olarak Alınacaklardan değişik isimler altında belgeler istenilmektedir. 

Bu belgeler:

a)Nüfus cüzdanı sureti onaylı veya Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, 

b) KPSS Sonuç belgesi,

c) Diplomanın onaylı sureti belgesi,

ç) 6 adet vesikalık fotoğraf,

d) Adli sicil ve arşiv kaydı,

e) Askerlik belgesi,

f) İkametgâh belgesi

g) Sağlık Raporu istenilmektedir.

Yukarıdaki belgeler eksiksiz olarak teslim edilmediği sürece atama işlemi yapılmamaktadır.

Mevcut Durumun İşleyişi: Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Devlet memuru olarak atananlar belgeleri elden Ankara iline bulunan merkez teşkilatlara teslim eder. Sözleşmeli olarak görev yapacak olan personel ise bu belgeleri görev yapacakları illere teslim eder.

Kurumlar KPSS den personel alım ilanına çıkar. Tercih sonucu yerleşen adaylara ait bilgiler ÖSYM tarafından elektronik olarak kuruma gönderilir. Kurumda adayların atamalarına esas yukarıda saydığımız belgeleri teslim etmeleri için en az iki haftalık bir süre verir. Adaylardan hangi ile atandıkları hiç fark etmez.  Bu belgeleri Ankara’ya gelerek bizzat Kuruma elden teslim etmeleri gerekmektedir. Kurum bu süre içerisinde başvuruları kabul edecek başvuru süresince en az yoğunluğa göre 10 personel görevlendirmektedir. Bu personel sabahtan akşama kadar 2 hafta boyunca adayların başvuru evraklarını almaktadır. Adaylar ikamet ettiği il atandığı il bile olsa evraklarını Ankara’ya teslim etmeli. Adaylar için 2haftalık bir koşuşturma bir telaş ve heyecan başlar. Tüm adaylar yurdun dört bir yanından evrak teslim etmek üzere yaz-kış sabah-akşam yolara düşer. Sabahın ilk ışıkları ile kuruma gelerek evrak teslim etme yarışına başlarlar. Evrakları teslim edip bir an önce evlerine dönme telaşındadırlar. Bir çoğunun yatacak ve kalacak yerleri yoktur. Yıllarca bu şekilde uygulanmaya devam ede gelmiş ve anlaşılan yine bu şekilde devam edecektir. İstenilen belgelerin teslim edilmesi ile süreç bitmiyor bunun yanında teslim süresinden sonra en az bir hafta tüm personel atamaya esas evrakları tekrardan incelemekte. İncelemeden sonra uygun görülenlerin atama işlemi başlıyor. Atama kararların yazılması imzadan çıkması ortalama bir 10-15 günü alır. Atama kararlarının adayların atandıkları illere ve ikamet ettikleri ilere ulaşması da ortalama 10-15 gün içerisinde gerçekleşmekte. Aday atandığını öğrendikten sonra atandığı ile ortalama 10-15 gün sonra gider ve görevine başlar bir süreç böylece biter. Bazı adayların atama karaları ellerine ulaşmaz bilgi almakta gecikirler. Bir adayın KPSS yerleştirme sonucunu açıklanmasından görevine başlayışına kadar ortalama en az 2 ila 3 aylık bir süre geçer.

 Bu süre içerisinde ciddi insan gücü kaybı oluşmaktadır. Evrakların teslim alınması süreci ve evrakların incelenmesi süresince kurumdaki rutin olarak yapıla gelen birçok iş aksamakta ve zamanının da yapılamamaktadır. Zaman kaybına kaynakların ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılamaması neden olur.

İş gücü kaybına ve ekonomik israfa dikkat çekmek adına ortalama yılda her kurum 2 kez memur alımı yapmakta bir kurum tek seferinde en az 1000 memur aldığını düşünelim

Kurum en az 10 personeli en az 1 ay süre ile bu iş için görevlendirecek. Bu personelin mevcut işler aksayacak. Gereksiz personel istihdamı yapılacak.

Adaylar açısından düşünüldüğünde: Ortalama her aday bulunduğu ilden Ankara’ya geliş ve gidiş için ortalama 100-120 TL arasında bir yol parası harcamakta. Hiçbir şekilde işinde aksaklık olmaz gün içerisinde dönecek ise ortalama bir öğün yemek 10-15 TL harcamakta. Şehir içi ulaşıma toplu taşıma aracı ile yaparsa 5-10 TL arasında bir masraf harcayacak. Evraklarında her hangi birisi eksik olursa Ankara’da bir tanıdığı, arkadaşı dostu yok ise en ucuz bir otelde veya misafirhanede kalması gerekmekte de konaklama ücreti olarak ortalama 40-50 TL arasında. Yemek ücreti bu durumda artacaktır.

Bir tablo halinde gösterilerek ne kadar kaynak israfına neden olunduğu daha iyi anlaşılacaktır. Bu örneklem 1000 kişi üzerinden yapılmıştır. Aşağıdaki Tablo 1 de sadece adaylarca yapılan masraflar göz önünde bulundurulmuştur.

Kurumlarca 1 ay en az 10 personel görevlendirilmekte. Kurumca kırtasiye ve posta masrafı harcanmaktadır.

 

 

 

 

 

TABLO 1

MASRAFLAR

KİŞİ SAYISI

ÜCRETİ

TOPLAM

SEYAHAT ÜCRETİ

1000

110

110.000

BELGE ÜCRETLERİ (Diploma noter tasdik  Fotoğraf)

1000

50

50.000

YEMEK (Tek öğün)

900

10

9.000

YEMEK (Üç öğün)

100*3

10

3.000

OTEL

100

50

5.00

TOPLAM

 

 

177.000

 

 Bu örneklem 1000 kişi üzerinden yapılmıştır. Yukarıdaki masraflar sadece adaylarca yapılan masraflardır.

Kurumlarca 1 ay en az 10 personel görevlendirilmekte. Kurumca kırtasiye ve posta masrafı harcanmaktadır.

Diğer taraftan ihtiyaç doğrultusunda göreve başlatılması gereken personele görevine ancak 2-3ay sonra başlamakta. Sağlık hizmetlerinde aksama 2-3 ay daha devam etmekte. Personel planlaması tam ve doğru bir şekilde yapılmamakta.

 

Göreve başlamak için geçen 2-3 aylık süre boyunca almaları gereken maaşları alamamaktadırlar. Adaylar memuriyete başlayamadığından maaşlarını alamamakta. Ekonomik yoksunluğa maruz kalmaktadırlar. Tablo:2 de 1000 adet lise mezunu sağlık personelinin maaş ve ek ödemeleri aylık ortalama 2.100 TL kabul edilmiştir.  

 

TABLO:2

ATAMANAN MEMUR SAYISI

ORTALAMA MEMUR MAAŞI

BİR AYLIK TOPLAM MAAŞ

2 AYLIK TOPLAM MAAŞ

3 AYLIK TOPLAM MAAŞ

1.000

2.100

2.100.000

4.200.000

6.300.000

 

Yukarıdaki tabloda da görüleceği üzere ciddi ekonomik kayıp ortaya çıkmaktadır. Bir personelin BÜROKRATİK OLİGARŞİ nedeniyle görevine 3 ay geç başlaması sonucu 6.100 TL zarara uğramakta. Ortalama 1000 personel BÜROKRATİK OLİGARŞİ NEDENİYLE 3 aylık kaybı 6.300.000 TL’dir.  Her iki tabloyu da göz önünde bulundurduğumuzda ortalama 1000 personelin 3 aylık ortalama 6.477.000 TL’lik bir ekonomik kayıp ortaya çıkmaktadır.

 

Kurumlarca yapılacak basit iyileştirmeler ile ya da İdarenin Basitleştirilmesi ve geliştirilmesi yönünde çıkartılan mevzuata uyulması halinde gereksiz insan gücü kaybı önlenecek, ihtiyaç duyulan personel en geç 10 gün içersinde atandığı ilde görevine başlayabilecek, yapılan gereksiz harcamalar ve kırtasiyecilik ortadan kalkacak göreve geç başlama nedeniyle ortaya çıkacak olan ekonomik yoksunluğun önüne geçilmiş olacaktır.  

 

Açıktan Atamalarda Yapılması Gerekenler: KPSS yerleştirme işlemi yapılan adaylara ait her türlü bilgi ÖSYM’de kayıtlı olarak bulunmaktadır. ÖSYM yerleşen adaylara ait bu bilgileri Kurumların talebi halinde elektronik ortamda göndermektedir.

Bakanlık ve Bağlı kuruluşlar yapması gerekenler.

1-İlk defa atama işlerinin düzenlenmesi hakkında bir yönetmelik düzenlemeli bu yönetmelikte merkez ve taşra teşkilatlarınca yapılacak işler belirlenmelidir.

2-KPSS sonucu memur olarak yerleştirmesi yapılana adaylardan merkez teşkilatça  hiç bir evrak istenilmeden atama işlemleri yapılmalı. Ancak adaylar atandıkları birimlerde göreve başlayabilmeleri aşağıda belirtilen atamaya esas teşkil edecek evrakları teslim etmeden görevlerine başlatılmamalı uygun olmayanlar illerce ivedi olarak merkez teşkilata bildirilmeli. Evrakları uygun olanlar görevlerine anında başlamalı.

Adaylardan Atamaya Esas İstenilen Evraklar ile ilgili olarak uygulanması gereken yöntem. Öncelikli olarak evraklar atamalarının yapıldığı illere teslim edilmelidir.

a)Nüfus cüzdanı sureti onaylı veya Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği yerine Kişi beyanını esas alan bir form oluşturulmalı. Adayca kimlik bilgileri bu formda yer almalı, aday bunların doğruluğunu beyan etmeli. Kurumda Nüfus müdürlüklerince yapılacak yetkilendirmeye göre kimlik bilgilerini elektronik ortamda teyit etmeli  

b) KPSS Sonuç belgesi. Kişi beyanı esas olup elektronik olarak kontrol edilmeli.

c) Diplomanın noter onaylı sureti:   Sağlıkla ilgili bölümlerden mezun olanların diploma tescilleri ile ilgili işlemler elektronik ortamda yapıldığında diplomalar elektronik olarak takip edildiğinden bir sorun olmayacaktır. Bu şekilde yapılmasa dahi ÇKYS’de diploma tescil kullanımına açılarak adaya ait diploma kontrol edilerek fotokopisi birimlerce onaylanmalı. Noter onayı ortadan kaldırılmış olacaktır.

ç) 6 adet vesikalık fotoğraf. Bu kadar fotoğraf alışıla gelmiş olarak istenilmekte en fazla 2 adet fotoğraf yeterli olacaktır.

d) Adli sicil ve arşiv kaydı. 20/04/2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren adli sicil kaydı ve arşiv sorgulama işlemleri Adalet Bakanlığının Adli Sicil Kaydı ve İstatistik Genel Müdürlüğü ile yapılacak olan protokol ile kurumlar elektronik ortamda adli sicil kayıtlarını sorgulayabileceklerdir.   

e) Askerlik belgesi. Aday beyanı esas alınmalı. Askerlik şubelerinden kurumca sorgulama yapılmalı. Adli Sicil ve arşiv kaydı gibi askerliğe ait bilgilerin Kurumlarca elektronik ortamda sorgulanmalı.

f) İkametgâh belgesi. Bakanlık ve Bağlı kuruluşların merkez ve taşra teşkilatlarınca ÇKYS’den bu tür bilgiler sorgulanabilmektedir.  Nüfus müdürlüklerinden kullanıcı yetkisi alınmalı ve sorgulama yapılmalı.

Atamaya esas evraklar yerine kurumca oluşturulan ve kişi beyanı esas kabul edilecek bir aday formu kullanılmalı. Adaylar bu formu doldurmalı. Doğruluğunu beyan etmeli. Adaylar sadece kuruma 1-Sağlık raporu 2- 2 fotoğraf ve 3-Diplomalarının asılları (şayet tescil işlemi elektronik ortamda yapılıp bu işlemin Okul, Bakanlık ve ÖSYM ayağı var ise diploma belgesine gerek kalmayacak. Elektronik ortamdan sorgulanacaktır.) ile müracaat etmeleri görevlerine başlamaları için yeterli olacaktır. Sadece ve sadece adaylardan 3 belge istenilerek diğer belgeler kişi beyanı esas kabul edilerek atandığı birimlerce mevcut kurumlarca yapılacak olan iş birilikleri sonucu doğrulukları teyit edilebilecektir.

Her KPSS sonucu yaşanan koşturmaca basit işlemlerle son bulacak. Ekonomik olarak verimlilik sağlanacaktır. Yetki illere devredilmiş olacak. Merkez teşkilat varoluşuna uygun kural koyucu ve denetleyici rolünü yapabilecektir. İş ve zaman israfı önlenecektir. Ataması yapıldığı halde 3-4 ay geçmiş olmasına rağmen göreve başlayamamanın önüne geçilmiş olacaktır. Yeter ki bürokratik-oligarşik yapı yıkılmak istenilsin, basit yetkileri taşraya devretmeyerek kendilerinde güç topladıklarını zanneden bürokrasi kırılmak istenilsin. İş yapan değil kural koyan ve denetleyen bir merkezi teşkilat yapısı kurulmak istenilsin. Taşra teşkilatlarının sürekli yanlış yaptığını düşünene onlara güvenmeyen bürokratik yapı yok edilmeli, kırılmalı. Bunun yerine yetki devreden eğitim veren taşraya güvenen onları destekleyen işin asli yerinde yapılmasını isteyen bir yapı oluşturulmalı.

Bu yazınınz tüm hakkı "Saglikcılar.Net'e" aittir. Açık kaynak gösterilmek kaydı ile kullanılabilir. İzinsiz alıntı, kısaltma yapılarak yapılamaz.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Kamu Görevlilerinin Şikayet Edilmeleri Sonrası İzlenecek Yol Nedir?
Sağlık Bakanlığı Bürokrasisinde Yetki Devri Yada Merkeze Bağımlılık ve Çözüm Önerileri -1-
Diğer Yazarlar

Sağlıkta Sağlıksız İnsan Kaynakları Yönetimi
Doktor Efendi Dönemi Bitti !
Kamu Görevlilerinin Şikayet Edilmeleri Sonrası İzlenecek Yol Nedir?
E-Gazete (Bizim Gazete)
Ulusal Gazeteler

Yazarlar 
Anket

Cemaatin Sendika Kurmasını Tasvip Ediyormusunuz?


  
Evet Ediyorum262 Kişi (% 33 )
  
Hayır Etmiyorum494 Kişi (% 63 )
  
Fikrim Yok21 Kişi (% 2 )

Toplam 777 Kişi

Hava Durumu ( İstanbul )
Bugün
11°C - 20°C
Salı
11°C - 21°C
Çarşamba
12°C - 22°C
Perşembe
13°C - 24°C
Namaz Vakitleri ( İstanbul )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
04:2006:1013:1317:0019:5921:34

25 Nisan 2014 Cuma
Tarihte Bugün
1512 - Yavuz Selim'in padişah olması.
1918 - Kars'ın kurtuluşu.
Kim Kimdir
Günün Sözü
İlim, kendini bilmektir.
(Yunus Emre)
Süper Lig
TakımlarOGBMAvPuan
Fenerbahçe2921353766
Beşiktaş2915952154
Galatasaray30141152153
Trabzonspor30121081246
Kasimpaşa30111181444
Sivasspor2913412043
Kardemir Karabüks291199042
Akhisar Belediye 3011811-541
Gençlerbirliği3012513-341
Bursaspor3011811-741
Eskişehirspor2910910239
Gaziantepspor3010614-1636
Torku Konyaspor299713-234
Çaykur Rizespor298912-433
Elaziğspor309417-2131
Kayseri Erciyessp308616-1730
Sanica Boru Elazi288416-2128
Medical Park Anta2951311-828
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sponsorlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,27ms